30 Ocak 2012

Yaz Yaz Yaz ...

Neden üşenir ki insan yazmaktan...
Halbuki yazılması gereken o kadar çok şey varken!!
Aklında,kalbinde kağıtlara dökülmeyi bekleyen onca şey varken neden üşenir ki insan?
Bazen gerçekleri yazman da gerekmez. Mesela kurduğum düşler,hayallerin yada gerçekleşmesini istediğin şeyler bekler yazılmayı...Kayda değer bulduğun her şey değerlidir aslında.
Ruhunda izler bırakan anılar, kalbine sığmayan sevinçler , umutlar, kırgınlıklar ve heyecanlar kayda alınmaya değmez mi sence?
İnsan hayatın temposunda kaybolup gidiyor,vakit bulamıyor. Hıh!! Yalan hemde külliyen... Kötü bir olayla karşılaştığın zaman her şey daha da zor gelir insana. Bu normal midir? Tabi ki.. Fakat bıraktın mı yemek yemeği ? Yahut "Bugün moralim çok bozuk su içmeyeceğim" dedin mi? Tabi ki Hayır.. Peki yazmayı niye bıraktın? Bu işler senin bir parçan iken normal yaşamında, niye yazmayı bir kenara ittin bu işlere devam ederken. Üşenme.. Vakit varken yazmaya,bırakma onu. Belkide seni en iyi anlatan iyi yaprak kağıt ve bir kalemdir.Sen ne anlatırsan dinler , inanır ve içine atar.
Unutma Yazdığın kadar tanırsın kendini...

11 Şubat 2011

Olamaz mı? Olabilir…


Nerede ne zaman hayatımızın insanıyla karşılaşacağımızı bilemeyiz. Ya bir durakta ya yolun ortasında ya da bir banka kuyruğunda… Zamanın sizi sürüklediği yer sizi bile şaşkına çevirebilir… Ama çok ilginçtir ki kimi zaman hiç hatırlamadığımız çocukluk arkadaşımıza bir anda aşık oluveririz. Kimi zaman beklemekten ve düşünmekten yorulur ve akışına bırakırız olayları.


“Bazıları ilk görüşte anlar hayatının insanı olduğunu bazısı yıllar yılı arar ama bulamaz bir türlü onu”. Keşke bütün tesadüfler bizi aşka götürse, keşke umduğumuz kişi hayatımızın insanı olsa. Her zaman değil belki ama neden olmasın? Olamaz mı? Olabilir… İmkânsız gibi gözüken tesadüfler aslında sizin kaderiniz olabilir. Doğru insan belki sizin düşündüğünüz kişidir. Belki tutkuyla baktığınız kişi de sizi seviyordur. Olmaz mı? Hayatın sonu yaklaşırken fark eder insan hayatın senin elinde olmadığını, akması gerektiği gibi aktığını. Fark eder ki insan hayat sahnesinde bir oyuncu ve rol belli sadece doğaçlamalar yapar sahnede rolüne can vermek, farklı kılmak için.

Bir fotoğraf karesinde başlar belki aşk, belki bir bisiklet kazasında, belki de ilk bakışta? Sizinkini nasıl başladı? Sanki duyar gibi oldum aşk yok mu sizde? Bekleyin o zaman Aşk bir gün kalbinizi çalacak… Belli mi olur belki bir E

ylül akşamı… Unutmayın Aşk Tesadüfleri Sever…